KOR - 3. Bölüm

#Umut Melih

Oku Atan Yayını Saklamasın!
MODERATÖR
Katılım
11 May 2013
Mesajlar
4,510
Tepkime puanı
169
Puanları
0
Konum
ANKARA
Cem hızla odasına çıkarken Yasemin hanımda başıyla Mehmet'e yaklaşmasını işaret etti.

-Anlat bakalım Mehmet ne yaptınız hafta boyunca bir yaramazlık oldu mu?



KOR3.jpg

Cem hızla odasına çıkarken Yasemin hanımda başıyla Mehmet'e yaklaşmasını işaret etti.

-Anlat bakalım Mehmet ne yaptınız hafta boyunca bir yaramazlık oldu mu?

-Yok hanımefendi bir yaramazlık olmadı okuldan eve, evden okula gidip geldik. Yalnız küçük bey aldığımız sıkı tedbirlerden hayli rahatsız olmaya başladı, bana sürekli sorular sorup duruyor.

-Ne gibi sorular?

-Klasik şeyler efendim ben neden sokağa çıkıp arkadaşlarımla oynayamıyorum, neden okulda da benimle dolaşıyorsun gibi sorular, mesela daha demin neden biz de adaya diğer insanlar gibi vapurla geçmiyoruz diye sordu.

-Daha bu yaşta bunlardan bu kadar sıkıldıysa biraz daha büyüyünce ne yapacağız biz, bu durum beni çok endişelendiriyor.

-Hanımefendi haddim olmayarak bir şey söylemek istiyorum. Bence Cem beyin yurtdışında yatılı bir okulda okuması hem güvenliği hem de rahatı açısından daha iyi olabilir.

-Haklısın Mehmet bunu bende düşünüyorum ama oğlumdan ayrılmak çok zor geliyor ona ne kadar zor kavuştuğumuzu sen de biliyorsun.

-Biliyorum hanımefendi Dilaver bey beni Cem beyin yaşında yanına alıp kendi oğlu gibi yetiştirdi yaşadığınız zorlukların en yakın şahitlerinden biride benim ama yine de Cem bey için en iyisinin bu olacağı düşüncesindeyim.

Dilaver bey, şoförü İlyas ve karısı Hatice trafik kazasında öldükten sonra onların oğlu Mehmet'i yanına almış ve onun en iyi şartlarda yetişmesini sağlamıştı. Dilaver bey Mehmet'in üniversiteye gitmesini de istemiş fakat Mehmet, Dilaver beye daha fazla yük olmak istemediği için inatla üniversiteye gitmeyi reddetmiş, Dilaver beye onun uygun göreceği bir işte çalışmak istediğini söylemişti. Dilaver Bey her ne kadar onun üniversiteye gitmesi için diretse de Mehmet'in kararı kesindi Dilaver beyde bunun üzerine o sırada yeni doğmuş olan biricik oğlu Cem'le ilgilenme ve onu koruma görevini Mehmet'e vermişti.
O gün bugündür Mehmet Cem'le ilgileniyordu ve bugün tam 26 yaşına basmıştı. Arada bir düşüncelere dalıp üniversiteye gitseydi hayatı nasıl olurdu diye düşünüyordu ama o yinede şimdiki

-Galiba haklısın Mehmet ama bilemiyorum işte oğlumun hasretine nasıl dayanırım bilemiyorum.

-Sık sık gider görürsünüz yanında ara ara kalırsınız nasıl olsa bunları gerçekleştirebilecek imkanlara sahipsiniz.

-Böyle anlatınca olabilirmiş gibi geliyor, iyisi mi Dilaver'le konuşmadan önce sen bu konuyu iyice araştır sonra düşünüp taşınıp bir karar veririz.

-Emredersiniz efendim ben ilgilenirim bu konuyla, başka bir isteğiniz yoksa ben izninizi isteyim.

-Başka bir şey yok Mehmet gidebilirsin. Bu arada sağ ol.

Mehmet gülümseyip selam vererek salondan çıktı. Bu sırada Cem hızla merdivenlerden aşağıya doğru iniyordu. Evleri gerçektende çok büyüktü, ev içindeki antika eşyaları ve en ünlü ustaların elinden çıkan mobilyalarıyla bir saraya benziyordu. Evdeki mobilyaların çoğu yurtdışından getirilmişti ve bu 1987 senesinde yapılması oldukça meşakatli bir işti.

-İşte karnem anne, bak bütün derslerim on gördün mü?

-Görüyorum oğlum görüyorum aferin benim çalışkan oğluma şimdi dile benden ne dilersen, ne alayım sana ne istersin?

-Naci amcanın dükkanının vitrininde çok güzel bir top gördüm onu istiyorum.

-Tamam oğlum yarın seninle çarşıya iner alırız o beğendiğin topu tamam mı?

-Tamam anneciğim çok teşekkür ederim. Dondurma da alır mıyız?

-Alırız tabi oğlum, yarın sen ne istersen onu yaparız.

[BGCOLOR=rgb(184, 49, 47)]3. Bölümün Sonu.[/BGCOLOR]
 

Ekli dosyalar

#Serkan

ÜYE
Katılım
29 Haz 2015
Mesajlar
12,247
Tepkime puanı
324
Puanları
0
Yaş
19
Konum
Konya
Çok güzel, devamını bekleriz.
 
Toggle Sidebar

Son konular

Üst Alt